Kızıl ile Kara
KIZIL İLE KARA
Stendhal’in 19.yüzyılın en önemli romanlarından sayılan başyapıtı Kızıl ile Kara 1800’lerin ilk çeyreğinde toplumsal hiyerarşinin alt tabakalarında yaşayan Julien Sorel’in Fransa taşrasından Paris’e uzanan iktidar kazanma arzusunu anlatırken Fransız toplumunun gerçekçi bir analizini sunuyor.
Büyük hayranlık duyduğu Napoléon’un düşüşüyle birlikte “kızıl” üniformalı ordu yolunun artık kapandığını düşünen Sorel, “kara” rahip cübbesini giyip Kilise’nin iktidarından faydalanmak ister. Adım attığı ikiyüzlü, entrikacı soylu âleminde tutunabilmek için aynı ikiyüzlülüğü keskin zekâsıyla birleştirerek bir silaha dönüştürür. Cazibesini de silah olarak kuşanıp ona âşık olan soylu kadınların tutkularından faydalanmak için tehlikeli oyunlara girer.